Faydalı Bağlantılar
Bize Ulaşın
- Mahmutbey Mahallesi
- Dilmenler Cd, No: 2
- Bağcılar, 34218
- İstanbul, Türkiye
- 0 212 702 22 10
- 0 212 702 00 03
- [email protected]
Her Hakkı Saklıdır. © 2019 ekoloji.com


Komünitenin önemli özelliklerinden biri dinamik bir yapı olmasıdır. Tüm komünitelerde sürekli tekrar edilen, türler arası etkileşimlerden kaynaklanan ve içsel dinamizminin bir kısmını oluşturan döngülü değişim gerçekleşmektedir. Bu değişimler ve etkileri oldukça minimizedir. Aynı dinamik yapı tür topluluklarını oluşturan varlık kompozisyonunun, yangın, deprem, fırtına, erozyon, volkanik faaliyetler, sel vb. olaylar sonucunda zamanla değişikliğe uğramasına neden olmaktadır. Bu değişimlere ekolojik süksesyon (sıralı/yönlü değişim) adı verilmektedir.
Belirli bir sürede aynı habitatta oluşan vejetasyon değişimlerinin tamamını kapsamaktadır. Yapısal karışıklık ve tür zenginliğine bağlı olarak; artması halinde vejetasyonda ileri doğru (progresif süksesyon); azalması halinde vejetasyonda geri (regresif/retrogresif süksesyon) doğru bir gelişme gözlenmektedir. Ayrıca başlangıçta geri dönmeyen bir ortam değişikliğine neden olan süksesyon, fizyografik süksesyon olarak adlandırılmaktadır.
Süksesyonun Fasiliasyon (düzenli tür değişimi), Tolerans (düzensiz tür değişimi), İnhibisyon (olasılıklı tür değişimi) olmak üzere üç modeli mevcuttur. Temelde süksesyon 6 evreden oluşmakta ve aşağıda açıklanmaktadır.
Nudasyon: Başlangıç evresidir. Yerleşilen coğrafya oluşmaktadır. Hızlı bir süreçtir ve kolaylıkla gözlenmektedir.
Göç: Yerleşme alanının ilk gelen eden türlerden başlayarak işgal edilmesidir.
Yerleşme: Göçen türlerin çimlenme, büyüme ve üreme safhalarını kapsamaktadır.
Rekabet: Yerleşen türler arasında oluşmaktadır. Baskın tür olma yarışıdır.
Reaksiyon: Tür çeşitliliği nedeni ile gerçekleşen habitat değişimleridir.
Son Evre (Klimaks): Komünite ekolojistleri tarafından, tür bileşimlerinin kendilerini yenilediği, durağan ve olgun komünite olarak tanımlanmaktadır. Ancak gerçekleştirilen kapsamlı araştırma ve incelemeler sonucunda klimaksların durağan olmadığı ve değişime uğradığı kanıtlanmıştır. Değişimlerin oldukça yavaş gerçekleştiği, bu nedenle fark edilmediği kanısına varılmıştır.
Formasyon gelişiminde nudasyon-klimaks devreleri arası her bir süksesyon birimine ser adı verilmektedir. Ekolojide ilk defa bitki ekolojistleri tarafından kullanılan süksesyon ser ve evreleri, birincil ve ikincil süksesyon olarak incelenmektedir. Priser; hidroser, haloser, kseroser, lithoser, psammoser olarak subser; hidroser ve kseroser olarak ayrı ayrı sınıflandırılmaktadır.
Organizmalar tarafından hiç işgal edilmemiş bölgelerde başlayan birlik oluşumudur. Çok uzun zaman gerektirmektedir. Evrim bakımından periyodik değildir ancak ilerleme süreklidir. Sabit ve değişken ortam olmak üzere iki grupta incelenmektedir. Sabit ortamdan kasıt daimi örnek alanlarının toprak-su rejiminde meydana gelen önemsiz değişikliklerdir. Serler nudasyon aşamasındaki su durumuna uygun sınıflandırılmaktadır. Su miktarı ekseriya kontrol özelliği taşımaktadır. Suda başlayan süksesyon hidroser, karada başlayan süksesyon kseroser olarak adlandırılmaktadır.
Sığ göllere biriken çamur veya dere yataklarından çekilen suyun düzlüklerde bıraktığı materyal sonucu oluşmaktadır. Açığa çıkan toprak azot ve organik madde bakımından fakirdir. Verimsiz alana yerleşen öncü türler liken, ciğerotu ve siyanobakterilerdir. Salgıladıkları organik asitlerle kayaları parçalayan likenler, ortamdaki organizmaların alanı zenginleştirmesinde büyük rol oynamaktadır. Ayrıca kaya materyali iklim etkisi ile değişmektedir. Partiküllerinin aşınması ve ortamın bitkiye elverişli hale gelmesi için yağış rejimi önem taşımaktadır.
Anlatılan bu süreç son buzul çağının sonlarından başlayarak günümüze değin ulaşmıştır. Kuzey Amerika’da yer alan Alaska sahilindeki buzullar son 200 yılda toplamda 100 kilometre geri çekilmiştir. Böylece bitki toplulukları kuzeye doğru ilerlemiştir. Bölgede yer alan göl sedimentlerinin polen araştırmaları bu durumu kanıtlar niteliktedir.
Ekosistemlerde oluşan ve fenolojik olmayan tüm vejetasyon değişmeleridir. Daha önce işgal edilen coğrafik alanlarda meydana gelmektedir. Aşırı otlatma veya terk edilme sonucu tahrip gören tarım bölgeleri, kesim sonucu tahrip edilen ormanlar, yangın geçmişi olan alanlar ve otoyol kenarlarında gözlenmektedir. Tahribatın aynı alanda sık tekrarlanması halinde periyodik olarak nitelendirilmektedir. Yapılan en kapsamlı araştırma sonucunda elde edilen sonuçlar;
- 3 yıl boyunca terk edilen bir tarım bölgesinde oluşan yabani ot ve çimler alanı kaplamaktadır.
- 5-10 yıl içerisinde bu türlerin yerini çam ağaçları almaktadır.
- Ardından çamların aralarında meşe ve dişbudak ağaçları görünür olmaktadır.
- Son aşamada çamlar tamamen yok olmakta ve baskın tür (meşe ve dişbudak ağaçları) alana hakim olmaktadır.