Faydalı Bağlantılar
Bize Ulaşın
- Mahmutbey Mahallesi
- Dilmenler Cd, No: 2
- Bağcılar, 34218
- İstanbul, Türkiye
- 0 212 702 22 10
- 0 212 702 00 03
- [email protected]
Her Hakkı Saklıdır. © 2019 ekoloji.com


Çeşitli gazlardan oluşan atmosferde bulunan su buharı, karbon monoksit (CO), karbondioksit (CO2), ozon (O3), CFC (kloroflorokarbon), metan (CH4), diazotoksit (N2O) vb. gazlar güneş ışınlarından yeryüzüne ulaşan ısının bir kısmını tutmaktadır. Böylece yeryüzünün tüm biyotik türler için yaşanabilir bir sıcaklık derecesinde kalmasını sağlamaktadır. Atmosferin bu özelliği sera etkisi olarak adlandırılmaktadır. Sanayi ve teknolojik gelişmelerin yaşanması, fosil yakıtların aşırı tüketimi, yoğun nüfus artışı, yaşam standartlarının yükselmesi ve insan aktiviteleri nedeni ile sera gazlarının aşırı oluşumu ve birikimi troposfer tabakasının yeryüzüne yakın kısmında sıcaklığın hızla yükselmesine neden olmaktadır. Bu durum canlı yaşamını tehdit eden birçok probleme zemin oluşturmaktadır.
Küresel ısınma, yeryüzünde sıcaklığın hissedilebilir düzeyde artması nedeni ile orman yangınlarına, çölleşmeye, buzulların erimesine, artan su miktarına ek olarak aşırı yağışlar ile sürekli sel oluşumuna ve aşırı erozyona neden olan felaketler zinciridir. Küresel ısınma sonucu meydana gelen doğal felaketler iklim sisteminin değişmesine neden olmaktadır.
Tarihte buzul devri ve buzullar arası devirlerde önemli çevre ve iklim değişiklikleri gerçekleşmiş ve biyotik türlerin kimi yok olurken kimi meydana gelmiştir. Bu olaylar çevre değişimlerinin meydana gelmesinde tamamen doğa sistematiğinin döngüsü ve koşulları etkendir. Mezolitik dönemin son zamanlarında yerleşik düzene geçilmesinin ardından yakın zamana değin iklim aynı düzeyde seyretmiştir. Ancak yaklaşık 30 yıl önce hızla değişmeye başlamıştır. Paleoekoloji Bilimi ile elde edilen veriler iklim sisteminin sabit bir düzeyde seyretmediğini kanıtlar niteliktedir. Bu durum doğal bir süreç değildir ve tamamen insan aktivitelerine bağlı gelişmektedir.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın araştırma sonuçlarında enerji kullanımı I, sanayi $, ormanların yakılması ve tahribi , tarım aktivitelerioran ile küresel ısınmaya katkı sağladığı görülmektedir.
1. Kutuplar ve buzullardaki erime devam etmektedir. Deniz seviyeleri son 20 yıl içerisinde 20 cm yükselme kat etmiştir.
2. Ultraviyole ışınlarının zararlı etkileri ozon tabakası tarafından elimine edilmektedir. Ancak CFC benzeri gazlar ozon tabakasının incelmesine neden olmaktadır.
3. Küresel ısınma sonucu oluşan iklim değişiklikleri;
Türkiye konumu ve çeşitli topografik özellikleri nedeniyle karmaşık iklime sahiptir. Bu nedenle küresel ısınmadan yüksek derecede etkilenecektir. Farklı bölgelerdeki farklı iklimler biyotik türlerin çeşitlilik ve sayılarını negatif etkileyecektir. Doğal su kaynaklarının azalmasına ve temiz su sıkıntısına neden olacaktır.
Tarım alanlarında azalan su tuzlanmayı ve çoraklaşmayı arttıracaktır. Daha yüksek verim eldesi için daha fazla gübre ve pestisit kullanımı toprak kirliliğini hat safhalara taşıyacaktır. Bu durum belirli bir zamanın ardından geri dönülemez ve canlı yaşamını kısıtlayan bir tahribat meydana getirecektir.