Ekolojik Sanat

Tarihsel gelişimde her daim sanata kaynak oluşturan doğa ve doğa algısı mağara ve tapınaklarda primitif tasvirlere, mozaiklere, parşömene resmedilmiştir. Manzara görüntülerinin tuvale ve kağıda vb. resmedilmesi ekolojik anlamda pasif ve doğadan uzak çalışmalar olarak kalmıştır. Ancak artan teknolojik ve endüstriyel gelişimlerin bir sonuçları sanatçıların doğaya olan bakış açısını değiştirmiştir. 1960 yılından itibaren yer, araç, yöntem ve çalışmaların anlamı değişime uğrayarak yeni bir sanatsal yaklaşım oluşturmuştur. “Arazi sanatı” adı verilen sanat yaklaşımı ile doğa görünür olmuştur.

Farkındalık yaratmayı hedef haline getiren yaklaşım yaygınlaşmıştır. Modernist ve elitist anlayışa sahip galerilere tepki olarak alternatif mekan arayışlarına yönelen Land Art sayesinde bir çok fikir türetilmiş ve birçok sanatsal akım var olmuştur. Doğal süreç ve faaliyetleri ekolojik bağlamlara oturtma amacıyla eleştiren, sorgulayan, çözüm projeleri sunan ve sanatsal pratikler geliştiren sanatçılar çevre problemlerini ulusal ve uluslararası gündeme taşımıştır. Kullanılan sanatsal dil ve yöntemler ile dikkatleri çeken yaklaşımlar doğa ve biyolojik sistemlere odaklanmıştır.

Yeryüzü Sanatı, Çevresel Sanat, Ekolojik Sanat gibi başlıklar altında tanımlanan sanatsal hareketlerin kökenlerini oluşturan başlıca sanatçılar; Alan Sonfist, Mierle Laderman Ukeles, Robert Smithson, Ocean Earth, Helen ve Newton Harrison, Agnes Denes, Mel Chin, Joseph Beuys’dur.

Çevresel Sanat ve Ekolojik Sanat

Birbirlerinin yerine kullanılmalarına, anlam bakımından farksız gözükmelerine ve tanımlamalarda sınırlama yapılmamasına rağmen yararlanılan materyal ve amaç bakımından farklılıkları mevcuttur. Doğal materyal ile doğada gerçekleştirilen Arazi Sanatı genel anlamda anıtsal ölçeklere sahiptir. Çevresel problemlere tam olarak odaklanmayan bir akımdır. Zaman içerisinde Çevresel Sanata dönüşmüştür. Dünya, alan ve kavramsal olaylarla ilgilenen, aktivist yaklaşım içeren, sembolik bir doğa sanatıdır. 1960-1980 yılları arasında yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Crop Art olarak adlandırılan tarım alanlarında uygulanan ve havadan alınan görüntülerde görülebilir kılınan, basit çizgi ve geometrik formlardan oluşan astronomik ölçülerin sanatını da kapsamaktadır. Bu ölçüde fiziksel çevreyi değişme uğratmaktadır.

Ekolojik Sanat ise daha samimi nitelik taşıyan küçük ölçekli çalışmalardan oluşmaktadır. Buz, yağmur, yaprak, çiçek, dal vb. doğa materyalleri kullanılarak yapılan sanat, çarpıcı fotoğraf veya kitap halinde belgelenerek toplumlara sunulmaktadır. Doğal ortamların tahribatı gibi mevcut ve doğacak olan tüm riskler konusunda toplumu bilinçlendirmeye kararlıdır. Aktivist yaklaşım içermemektedir. Manevi boyutu yüksek, çevre dostu etkinliklerdir. Maddiyata önem veren tüketici kültürün inşa etme ve yıkma faaliyetlerine doğa ve zaman huzurunda çarpıcı bir tepkidir. Doğanın deneyimlenmesi ve doğa ile iletişim kurulması, hayati bağların yeniden kazanılması ile doğal olaylar, güçler ve çevre sorunlarının incelenerek doğal ekosistemlerin tekrar oluşturulması, onarılması ve düzenlemesi amacı taşımaktadır.

Ekolojik Sanat, tüm canlıların yaşamsal faaliyet ve ilişkilere duyarlıdır. Geleneksel sanat ve kurumsallaşma sınırlarını aşmakta ve ekosisteme odaklanmaktadır. Bilinç, saygı ve iletişim oluşturma isteği ile doğadan yararlanan ve toplumsal değişim yaratan uygulamalardır. Bilimsel konulara gönderme yapılan çalışmalar, topluluk, botanikçi, bilim adamı, biyolog, sosyal bilimci, planlamacı, mimar, mühendis, sanatçı iş birliği ile bilimsel projelere dönüşmektedir. Mekana özgü, yenilenme, restorasyon, geri dönüşüm, doğal materyal kullanımı, açık alan kullanımı bazlı projelerde kirli veya hasar gören alanları geri kazanılmasını sağlamaktadır. Ayrıca kıta sahanlıkları, sulak alanlar, nehirler, terk edilen alanlar, çöp sahalarını kapsayan bölgelerde ıslah çalışmaları gerçekleştirmektedir. Sürdürülebilirlik, adaptasyon, dayanışma, biyodeğişim, yenilenebilir kaynaklar konularında bölgesel ekolojiyi etkilemeksizin çalışmalar yürütmektedir.

Beğeni kazanan çalışmalar gerçekleştirmenin ötesinde bireyleri soru sormaya, düşünmeye, eleştirmeye ve doğa ile etkileşimini değiştirmeye teşvik etmektedir. Bireylerin bilinç kazanması ve fikir sahibi olması için destek ve güç vermektedir. Topluluklar ve ilişkilerine odaklanan ekolojik sanat fiziksel, biyolojik ilişkileri, ekosistemleri ve kültürel, politik ve tarihi yanları ayrım yapmaksızın kapsamaktadır. Ekolojik bilinç, insan ve doğa birlikteliğine temel oluşturan evrensel bir harekettir.

İlginizi Çekebilir