Faydalı Bağlantılar
Bize Ulaşın
- Mahmutbey Mahallesi
- Dilmenler Cd, No: 2
- Bağcılar, 34218
- İstanbul, Türkiye
- 0 212 702 22 10
- 0 212 702 00 03
- [email protected]
Her Hakkı Saklıdır. © 2019 ekoloji.com


Dünya her geçen gün artacak şekilde birçok ekolojik sorunla yüzleşmektedir. Bu sorunlardan bazılarına örnek olarak küresel ısınma, asit yağmurları, hava kirliliği ve su kirliliği verilebilir. Bu sorunların en büyük nedeni, insanların dünyada baskın tür olmalarından sonra çok hızlı bir şekilde kaynakları tüketmesidir. Bu derece hızlı bir tüketim ve nüfusun artışıyla birlikte, insanların çevreye verdikleri zararlar da artmaktadır.
Bu ekolojik sorunlar ayrı ayrı ele alınıp mutlaka bir çözüm yolu bulunmalıdır. Aksi takdirde insanlar, kendi sonlarını getirme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.
Dünyanın büyük bir kısmı sudan oluşmaktadır. Bu suların insanlara uzun süreler yetecek kadar olan bir kısmı da temiz içme suyudur. Fakat ortada bir sorun vardır; bu içme sularının yapısı da gün geçtikçe değişmekte, bu sular da içme suyu olmayan sular gibi kirlenmektedir. Su kirliliğinin olası sebeplerinden biri insanların atıklarıdır.
Su kirliliğine insan dışındaki bazı etkenler de sebep olabilse de, doğrudan veya dolaylı yoldan su kirliliğini en çok etkileyen faktör, insan faktörüdür.
Su kirliliğinde olduğu gibi, hava kirliliğinde de insanların etkileri azımsanmayacak kadar fazladır. Bunun yanında doğal olarak hava kirliliğine sebep olan olaylar da vardır. Bu olaylara örnek olarak yanardağ hareketleri ve orman yangınları (buna insanlar da sebep olabilir) verilebilir.
İnsanların sebep olduğu hava kirliliğine, doğal yollarla oluşan hava kirliliğinden daha fazla örnek verilebilir. Hava kirliliğinin büyük bir ivmeyle artmaya başladığı dönem, kuşkusuz sanayiyle birlikte başlayan dönemdir. Fabrikaların bacalarından çıkan dumanlar ve kimyasallar, havayı büyük ölçüde kirletmektedir.
Fabrikaların yanında hava kirliliğine sebep olan bir diğer büyük etken motorlu taşıtlardır. Bu araçların havaya verdiği gazlar canlılık için oldukça zararlıdır.
İklim değişikliği, yakın zamanlarda ortaya çıkan bir ekolojik sorundur. Bu iklim değişikliklerinin en büyük sorumlusu atmosferdir. Atmosferi bu hale getiren de insanlardır. Yapay bir şekilde ortaya çıkan gazlar atmosferde birikerek, dünyanın zaman geçtikçe daha sıcak bir yer olmasını sağlar. Bu sıcaklığın sonucu olarak da buzullar erir ve bu durum da birçok iklimsel dengenin bozulmasına sebep olur.
Sıcaklık artışı sonucunda dünyanın belirli bölgelerinde her zaman aynı iklimleri yaşayan insanlar, zamanla bambaşka bir iklimle karşı karşıya kalma tehlikesi içerisindedir. Bunun getireceği kötü sonuçları tahmin etmek zor olmayacaktır.
Küresel ısınmanın en büyük nedeni, atmosfere salınan karbondioksit gazlarıdır. Atmosfere gereğinden fazla salınan karbondioksit gazı, sera etkisine sebep olur. Sera etkisi kısaca dünyanın ısınması olarak açıklanabilir. Bu ısınmanın normal seviyede olması, insanların yaşayabilmesi için iyidir ancak ısı gereğinden fazla artarsa, canlıların büyük bölümü için dünya artık yaşanabilecek bir yer olmayacaktır.
Küresel ısınma, iklim değişikliklerine sebep olmaktadır. Bu durum da seller gibi bazı doğal afetleri beraberinde getirebilmektedir. Bunun yanında küresel ısınma kuraklığa da sebep olabilmektedir. Küresel ısınma ile birlikte buzullar erimekte, yani okyanus seviyesi artmaktadır. Bunun sonucu olarak da karada yaşayan canlıların yaşam alanı gün geçtikçe daralmaktadır.
Dünyada yaşayan canlıların temel oksijen kaynağı ormanlar, yani bitkilerdir. Yaşanan ekoloji sorunlarının en önemlilerinden biri, ormanların yok olmasıdır. Ormanların yok olmasına orman yangınları ve ağaçların kesilmesi sebep olmaktadır. Orman yangınları doğal olarak çıkabilir ancak bu yangınların büyük bir kısmı insanlar tarafından çıkarılmaktadır.
Ağaçların kağıt üretimi gibi birçok alanda kullanılması, ağaçların kesilmesine ve ormanlık alanların azalmasına sebep olabilmektedir. Bu duruma karşılık, kullanılan malzemelerin geri dönüşüm yoluyla tekrar kullanılabilir hale getirilmesi, ağaç kesimlerini azaltmakta kilit rol oynamaktadır. Geri dönüşüm yaygınlaştığı sürece ormanlık alanlar daha az tahrip olacak ve canlılar daha fazla oksijenden yararlanabilecektir.