Ekoloji Özellikleri

Canlı varlıkların birbirleri ve çevreleri ile olan etkileşimlerini inceleyen ekoloji biliminin ana konusu ekosistemlerdir. Ekosistemler her sistem gibi belirli özelliklere sahiptir. Bahsedilen özellikler aşağıda incelenmektedir.

Ekoloji Açık Bir Sistemdir

Sistem faaliyetlerinin tümü belirli bir çevrede gerçekleştirilmektedir. Sistem ile çevre sınırları arasında enerji, madde veya bilgi akışı mevcut ise sistem açık, enerji akışı var ancak materyal veya bilgi akışı mevcut değil ise sistem kapalı, hiçbir akış olmadığında ise sistem, izole sistem olarak adlandırılmaktadır. Değişken ihtiyaçların tümüne adaptif davranış gösteren tüm örgütler açık sistem olma özelliğini taşımaktadır. Bünyesinde oluşan değişimler sonucu dinamik denge sağlanmakta ve sürdürülebilir kılınmaktadır. Ekosistemlerin tamamında gerçekleşen madde döngüleri ve enerji akışı, birbirleri ile ilişki halinde olduklarını, kapalı veya izole bir sistem olmadıklarını göstermektedir.

Ekoloji Adyabatik Bir Sistemdir

Sistem tipinin çevre ile sınırına bağlı olarak tanımlanmasının ardından termodinamik denge varlığı incelenmektedir. Ekolojik sistemler çevre zamana bağlı olarak sistem özelliklerinde değişim gözlenmemesi nedeniyle çevre ile denge halinde olduğu anlaşılmaktadır. Termodinamik denge hali olarak adlandırılan bu durum dinamik bir denge halidir. Sistem özellikleri zaman içerisinde değişim göstermemek ile birlikte sistemi oluşturan bileşenler zaman içerisinde sürekli değişim göstermektedir. Sahip olduğu entalpi değeri hesaplanabilirdir. Entalpi, ekstensif bir özellik olup sistemin durumuna bağlı bir hal fonksiyonudur. Hal değişkenlerinden (ısı, basınç vb.) herhangi birinin değişmesi halinde entalpi değerleri de değişmektedir. Entalpi değişimi sistem üzerine iş yapılması veya ısıtılması halinde deneysel metotlar ile belirlenmektedir. Sistem üzerine iş yapılması, çevredeki bir ağırlığın miktarının yükselmesi veya azalmasıdır.

Tür sayısı gibi değişkenlerin ekosistemdeki istikrarı ekolojik denge durumunu oluşturmaktadır. Bu denge sonucunda biyoçeşitlilik sağlanmaktadır. Bu nedenle ekolojik dengede ekosistem çeşitliliği ve gen varyantları büyük oranda istikrarlıdır. Doğal süksesyon yolu ile değişime uğrayabilen organizma toplulukları dinamik bir denge halindedir. Yeni türlerin meydana gelmesi, ani morbidite oranında gözlenen artış, insan etkisinden kaynaklanan kirlilik vb. kaynaklı iklim değişiklikleri sistem üzerine iş yapılması veya sitemin ısıtılması gibi termodinamik ilkelerin değişiminden başlayan bir denge bozulmasına yol açmaktadır. Sistemin doğal denge haline geri dönebilmesi için dışarıdan müdahalelerin olmaması gerekmektedir.

Belirli Bir Taşıma Kapasitesi Vardır

Neolitik dönemde başlayan aşırı nüfus artışı ilk kırılma noktası olmaktadır. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, tarım faaliyetleri vb. durumların ardından önlenemez biçimde devam eden nüfus artışı fosil enerji kaynaklarının ve doğal yaşam alanlarının azalması, kirliliğin artması gibi negatif sonuçlara neden olmaktadır. Kentleşme adı altında coğrafyalar üzerinde yığılan nüfus, taşıma kapasitesi sınırlarını aşarak ekolojik dengeyi bozmaktadır. Taşıma kapasitesi, belirli bir habitat içerisinde bozulma olmadan çevrede var olan popülasyonun ulaşabileceği optimum birey sayısı olarak tanımlanmaktadır. Dinamik özelliğe sahiptir. Araştırmalara en fazla konu edilen taşıma kapasitesi çeşitleri ekolojik, toplumsal, psikolojik, ekonomik olmak üzere sınıflandırılmaktadır.

Yaşama ortamı genişliği, zaman vb. etkisi ile değişim gösteren popülasyonların çevreleri sınırsız kaynaklara sahip değildir. Bu nedenle hiçbir popülasyon sonsuza değin geometrik anlamda sayısını attıramamaktadır. Taşıma kapasitesi belirleme süreci 8 aşamadan meydana gelmektedir.

-Kırsal kaynaklara sahip bölgenin deneyimlerinin sürdürülebilirliği için yönetim hedeflerinin ve standartların oluşturulması

-Belirlenen periyot için mevcut kullanım düzeyinin tanımlanması

-Yönetimsel, psikolojik, sosyokültürel, fiziksel bileşenlerin tanımlanması

-Her bir gösterge için bölge ölçümü ve verilerin toplanması

-Bölge gösterge ilişkileri ve kullanım seviyelerinin tanımlanması

-Farklı etkilerin kabul edilebilir düzeylerinin kararlaştırılması

-Mevcut ziyaretlerin taşıma kapasitesine oranının belirlenmesi

-Taşıma kapasitenin ihlalinin önlenmesi adına yönetim stratejisinin geliştirilmesi

Taşıma kapasitesi analizi kullanıma tahsis edilecek arazinin alt yapı, endüstri, tarım, turizm ve ekolojiye dayanıklılığının azami düzeyini belirlemede yararlanılan bir tekniktir. Alınan kararlarda ve çevresel planlamada yol gösterici nitelik taşımaktadır. Faaliyet farklılıkları nedeni ile alanlar kullanım özelliklerine uygun tanımlanmaktadır. Bu nedenle yere özgü veya kullanıma özgü ifadeleri kullanılmaktadır.

Ekolojik Taşıma Kapasitesi

Doğal ve kültürel çevrenin sabit/değişken bileşenlerini ve rekreasyonel faaliyetlerin ekosisteme etkilerini kapsamaktadır. Ekosistemde yaşamsal faaliyetlerini sürdüren herhangi bir türe zarar vermeksizin bölgenin kabul edebileceği nüfus sayısıdır. Ekosistem parametrelerinin, parametrelerdeki değişimlerin, kullanım yoğunluğunun ve kullanım tipinin belirlenmesi ve ilişkilendirilmesi sonucu yorumlanmaktadır. Sürdürülebilir ekolojik kalkınma veya ekolojik ekonomide taşıma kapasitesinin belirlenmesinin ardından ekosistem yönetimi ve yer seçimi adımlarına geçilmektedir.

Ekosistem fonksiyonları/biyoçeşitliliği kapsamında önemli bir kayıp verilmeksizin fosil enerji kaynaklarının azalmasında azami kabul edilebilir düzey ekolojik bileşen için taşıma kapasitesi örneği niteliğindedir.

İlginizi Çekebilir