Faydalı Bağlantılar
Bize Ulaşın
- Mahmutbey Mahallesi
- Dilmenler Cd, No: 2
- Bağcılar, 34218
- İstanbul, Türkiye
- 0 212 702 22 10
- 0 212 702 00 03
- [email protected]
Her Hakkı Saklıdır. © 2019 ekoloji.com


Günümüzde nüfus artışı vb. etkiler sonucu artan tüketim ihtiyacı enerji üretimi ve endüstriyel faaliyetler sonucu meydana gelen kirletici seviyeleri de yükselmektedir. Oluşan kirleticiler atmosfer içinde taşınmakta, çeşitli reaksiyonlar ile değişmekte ve uygun meteorolojik koşullarda yağışlar ile birlikte yeryüzüne inmektedir. Asit yağmurları olarak adlandırılan bu kirlilik tüm yaşamı etkileyecek olumsuz sonuçlara yol açmakta ve yağmur, kar, sis, çiğ, partikül formunda yeryüzüne ulaşabilmektedir.
Yeryüzünden gökyüzüne yükselen su buharı, soğuk hava kütleleri ile karşılaşmaları sonucu buhar fazından sıvı faza dönüşmekte ve yeniden yeryüzüne düşmektedir. Hiçbir kirletici etkiye maruz kalmamış yağmur ihmal edilebilir düzeyde (pH 5,6) asitlik barındırmaktadır.
Motorlu taşıt kullanımı, sıcak su kaynakları, kişisel bakım ürünleri, volkanik olaylar ve endüstriyel faaliyetler sonucunda açığa kükürt dioksit, kükürt trioksit, nitro oksit bileşikleri çıkmaktadır. Özellikle fosil yakıt kullanımı ile atmosfere salınan miktarları yüksek düzeydedir. Sis veya bulut içi su kütlelerine tutunan bu asidik yapı yağış sonucu yeryüzüne sülfirik asit, sülfünöz asit, nitrik asit olarak ulaşmaktadır.
Asit etkisi toprak tarafından etkisiz hale getirilmektedir ancak yüksek hava kirliliği direkt olarak asit miktarını etkilediğinden toprağın nötrleştirme etkisi yetersiz kalmaktadır. Toprağın biyolojik ve kimyasal özelliklerini olumsuz etkilemektedir. Böylece orman, ekili alan vb. bitkilerin yok olmasına neden olmaktadır. Suya düşmeleri halinde artan asitlik seviyesi ile yeraltı/yüzey su kaynaklarının kirlenmesine ve sucul ekosistemlerdeki yaşamsal faaliyetlerin bozulmasına yol açmaktadır.
Elektrik üretimi için yüksek miktarda kükürtlü katı ve sıvı yakıt kullanan termik santrallerden salınımı yüksektir. Bu nedenle hava kirliliğine neden olan emisyonların başında gelmektedir. Miktar ve yaygınlık nedeniyle önem arz eden emisyon kükürt dioksittir. Kesin kokuya sahip, renksiz ve zehirlidir. Atmosfer basıncında gaz, yüksek basınçta sıvı haldedir. Oldukça reaktiftir. Şeker, meyve kurutma, et, şarap, reaktan üretiminde çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır.
Hava Kalitesini Koruma Yönetmeliği’nde kükürt dioksitin maksimum sınır değerleri; saatlik bazda ortalama 450 mg/m3,
Günlük bazda ortalama 150 mg/m3, mevsimsel bazda ortalama 120 mg/m3, yıllık bazda ortalama 60 mg/m3 verilmiştir.
Güneş radyasyonuna mazur kalan amonyak buharı nitrik asit oluşumuna katkı sağlamaktadır. Egzoz dumanı ve sabit yakma tesisleri yüksek miktarı salınıma neden olmaktadır. Atmosferde gerçekleşen doğal gaz çevrimleri sonucunda nitrik asit oluşturmaktadır. Asit yağmuru oluşumunu destelemekte ve yağmurun asitlik derecesini 4 kat yükseltmektedir.
Bunun nedeni, toprak, su havzası, göl vb. nitrifikasyon gerçekleştiren bakteriler ve oksijen nedeniyle amonyum nitrit aside dönüştürmesidir.
Deri solunumuna engel oluşturmaktadır. Sinirlilik hali, ruhsal bozukluk gibi problemlere yol açtığından suç işleme oranı artmaktadır. Romatizma, raşitizm, kronik bronşit, kanser, erken yaşlanma, cinsiyet bozukluğu, nefes darlığı, göz yanması, kan zehirlenmesi ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olmaktadır.
Toprağın ihtiva ettiği magnezyum, kalsiyum gibi elementlerin taban suyuna taşınmasına neden olmaktadır. Böylece toprak zayıflamakta ve zirai verim düşmektedir. Toprak veya su yataklarına dolan alüminyum, kadminyum, cıva gibi maddeler ile reaksiyon veren asit yağmurları toksik etkiler yaratmaktadır. Kaplamalar, bazı plastikler, metal yüzeyler, bina ve tarihi yapıların aşınma ve bozunmalarına neden olmaktadır. İçme suyu kaynaklarını kullanılamaz duruma getirmektedir. Doğal ve tarihi güzellikleri, bitki ve hayvan çeşitliliğini, canlı yaşamını tehlikeye sokmaktadır.
Fosil enerji kaynaklarının yerine yenilenebilen enerji kaynaklarının kullanımı tercih edilmelidir.
Yeşil alan mevcudiyeti arttırılmalı ve orman yangınları önlenmelidir.
Özel taşıtların bakımları ihmal edilmemeli ve toplu taşıma araçları kullanımı arttırılmalıdır.
Kentsel ısınmada doğalgazdan yararlanılmalıdır.
Yakma işleminde linyit kullanılmalı veya kömür özellikleri iyileştirilmeli, kaçak kömür kullanılmamalıdır.
Endüstriyel alanların bacalarında filtre kullanılmaması ve büyük ısıtma sistemlerine filtre takılmaması halinde ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır.
Kazan vb. yanma prosesi standartlarını karşılamalı ve uygun koşullar altında işlem gerçekleştirilmelidir.
Termik santrallere desülfürizasyon tesisleri kurdurulmalıdır.
Bina ve projelerde kazan ve baca yeri standartlarına uygun olmalıdır. Isı yalıtımına özen gösterilmelidir.
Motorlu taşıtlara karbüratör ayar şartı getirilmelidir. Kurşuna mukavemet gösteren katalizörler veya oksidasyon katalizörleri kullanılmalıdır. Sekonder hava için egzoz gazı re-sirkülasyonu uygulanmalıdır. Kurşunsuz benzin veya biyodizel kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.